"En iyi" Halka Arz Öncesi şirketlerin listesi genellikle yararlı olmaktan çok zararlıdır
İnsanlar bir zirve fikrinden hoşlanıyor: En iyi beş şirketi adlandırın ve sorun çözülmüş gibi görünüyor. Ancak halka arz öncesi bu neredeyse her zaman tehlikeli bir aşırı basitleştirmedir. Bir şirket iş açısından güçlü olabilir ve yine de fiyat, zamanlama, yapı veya likidite açısından kötü bir satın alma olabilir.
Bu nedenle “en iyi kim?” genellikle "bu özel anlaşma neden mantıklı?" sorusundan daha kötüdür. Özel piyasada önemli olan boşluktaki isimler değil, girişin kalitesi ve tezin yeterliliğidir.
En iyi listeler neden yanıltıcıdır?
Çünkü kıyaslanamaz olanı karşılaştırırlar. Bir şirket halka arza daha yakın olabilir, diğeri daha hızlı büyüyebilir ve üçüncüsünün kapitalizasyonu daha güçlü ancak çıkışı daha zayıf olabilir. Bu farklılıklar giderilmezse liste güzel bir gürültüye dönüşüyor.
Yatırımcı, "bir şirketin listede olması onun alınmaya değer olduğu anlamına gelir" diye inanmaya başlar. Ve bu artık analitik değil, kalabalık psikolojisidir. Halka arz öncesi kalabalık genellikle daha sonra gelir ve daha fazla öder.
Bu tür fikirlere doğru şekilde nasıl bakılır
"En iyi şirketleri" aramak yerine iş, değerleme ve ufuk arasındaki uyumu aramak daha iyidir. Bazıları için piyasadaki en gürültülü marka yerine daha sıkıcı ve net bir çıkışa sahip bir hikaye doğru olacaktır.
Bu nedenle güçlü bir halka arz öncesi analiz, bir derecelendirmeye değil, bir ankete benzer: ne tür bir iş, fiyat nedir, sermayede kim var, likiditeye giden yol nedir ve bu hikayenin neden bu formda hayatta kalması gerekiyor.
Derecelendirme yerine hangisi daha iyi çalışır?İlk beşe bakmak yerine anlaşmaları birkaç eksende karşılaştırmak çok daha faydalıdır: iş kalitesi, fiyat, çıkış süresi, likidite ve sermaye yapısı. Bu yaklaşım başlıkta pek hoş görünmese de karar vermenize gerçekten yardımcı oluyor.
Bu nedenle iyi bir analitik metin madalya dağıtmamalı, riskin nasıl okunacağını öğretmelidir.
Popüler Listeler Tuzağından Kaçınmak
Derecelendirilmekten kaçınmanın en kolay yolu kriter istemektir. Hiçbir kriter yoksa, liste hiçbir şeyi kanıtlamaz: sadece birisinin sizin için neyin "en iyi" olduğuna karar verdiğini söyler.
Bu bir yatırımcı için çok zayıf bir temel. Daha yavaş daha iyidir, ancak gerçeklere dayanır: iş, fiyat, likidite, yapı, ufuk.
Kriter olmadan derecelendirme neden işe yaramıyor?
En iyi şirketlerin listesi yalnızca hangi kurallara göre derlendiği açıksa faydalıdır. Aksi takdirde, bu analitik değil, tavsiye olarak paketlenmiş başkasının zevkidir.
Bir yatırımcı için “zirveye” değil, olası bir çıkıştan önce işin, fiyatın ve zamanın uygunluğuna bakmak daha pratiktir.